Mardin, taşın dile geldiği sokakları, minare ve kilise çanlarının yan yana yükseldiği siluetiyle yaşayan bir tarih gibidir. Mezopotamya’ya bakan bu kadim şehir, ziyaretçilerine geçmişin izlerini bugünde hissettiren benzersiz bir deneyim sunar.
Mardin hakkında
Mardin, Mezopotamya Ovası’na bakan konumu, taş mimarisi ve çok kültürlü yapısıyla Türkiye’nin en özgün şehirlerinden biridir. Yüzyıllar boyunca farklı din ve medeniyetlere ev sahipliği yapmış olan şehir, tarih ve kültürün iç içe geçtiği eşsiz bir atmosfere sahiptir.
Mardin Eski Şehir (Tarihi Mardin)
Taş evleri, dar sokakları ve teraslı yapısıyla Mardin’in simgesidir. Şehrin kültürel ve tarihî dokusunu en iyi yansıtan bölgedir.
Deyrulzafaran Manastırı
Süryani Ortodokslarının en önemli dini merkezlerinden biridir. Binlerce yıllık geçmişiyle Mardin’in çok inançlı yapısını temsil eder.
Zinciriye Medresesi
Artuklu döneminde inşa edilmiştir. Mezopotamya manzarasıyla dikkat çeken önemli bir eğitim yapısıdır.
Kasımiye Medresesi
Artuklu mimarisinin en güzel örneklerinden biridir. Avlusu ve sembolik su yolu ile bilinir.
Dara Antik Kenti
Roma dönemine ait önemli bir yerleşimdir. Kaya mezarları ve su sarnıçlarıyla dikkat çeker.